Sergiler

ELLEN KOOI

Yapı Kredi bomontiada 4. Kat,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Kariyerine tiyatro ve performans fotoğrafçısı olarak başlayan Ellen Kooi’nin (d.1962) oyunbaz yaklaşımının izlerini geçmişinde aramak yanlış olmaz. Aradığı duygu yoğunluğunu yakalamak için modelleriyle ifade üzerine çalışan, koreografiler hazırlayan Kooi’nin hikâyelerinde tiyatro büyük bir esin kaynağı.

DEVAMI

MICHAL CHELBIN

Yapı Kredi bomontiada 4. Kat,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Çocuk ve ergen portreleriyle tanınan Michal Chelbin’in fotoğrafları, kendi ifadesiyle “tuhaf ve sıradan olanın arasındaki alanda var olmaya” çalışıyor. Rusya ve Ukrayna’daki cezaevlerinden yatılı askeri okullara, sirklere uzanan mekânlar ve içindeki öznelerle birlikte çocukluğu hem yaşanılan hem de geride bırakılan bir oyun alanı, çelişkilerle dolu bir geçiş süreci olarak ele alıyor.

DEVAMI

CLEMENS ASCHER

Yapı Kredi bomontiada 4. Kat,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Avusturyalı fotoğrafçı Clemens Ascher, modern fotoğraf sahnesinden dikkat çeken bir hikâye anlatıcısı. Sosyal denetim, doğaya yabancılaşma ve diğer çağdaş gerçeklikler Clemens Ascher’in gerçeküstü fotoğrafçılığının başlıca temalarını oluşturuyor. Ascher, altı fotoğraflık bir seri olan Modernist Bir Öğle Arası’nda, ofis binalarında çalışanlardan ilham alıyor.

DEVAMI

OUKA LEELE

Yapı Kredi bomontiada 4. Kat,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Fotoğraflarıyla 80’lere damgasını vuran İspanyol karşı kültür hareketi La Movida’nın en önemli temsilcilerinden Ouka Leele’nin oyuncu, cüretkâr ve şaşırtıcı eserleri, izleyiciye karnavalesk portreler ve sahneler sunuyor. Kendi kendini yetiştiren İspanyol sanatçı, yazıdan şiire, fotoğraftan illüstrasyona sanatın pek çok dalında eserler veriyor.

DEVAMI

JULIA HETTA

Yapı Kredi bomontiada 4. Kat,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Julia Hetta’nın, klasik resimle ilişkilendirilen eserleri romantizm ve sükunet dolu alternatif bir dünyaya kapı aralıyor. Neredeyse tamamen doğal ışık ve uzun pozlama tekniğiyle çalışan İsveçli sanatçının öznelerinde, dinginlik ve güç hissi vücut buluyor. Hetta’nın fotoğrafları Vogue Italia, Vanity Fair, AnOther ve The New Yorker gibi dergilerde yayınlandı.

DEVAMI

Leo-Xandre-132

KENDİNE HAS SERGİ

Yapı Kredi bomontiada 4. Kat,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Artemis Günebakanlı’nın uzun yıllardır tanık olduğu konserlerden unutulmaz performans kareleri; Leo Xandre’nin g.zünden yerli sahneden isimlerin samimi anları ve günümüze ilham veren kült isimlerin Emre Doğru imzalı portreleri Kendine Has Sergi’de.
DEVAMI

MÁRIA ŠVARBOVÁ

ALT – White Room – Yapı Kredi bomontiada,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Geleneksel portre yaklaşımına kendine özgü tarzıyla meydan okuyan Mária Švarbová, postmodern vizyona sahip işleriyle sık sık sosyal medyada ses getiriyor. Forbes’un ‘30 Yaş Altı 30 Yetenek’ listesinde yer alan Švarbová, Swimming Pool serisiyle Hasselblad Master ödülüne layık görüldü. Kişisel ve grup sergileri onu çağdaşlarının öncüleri arasına yerleştirdi.

DEVAMI

GRÉGORY ESCANDE

ALT – Yapı Kredi bomontiada,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Sevilla, İspanya’da doğan Grégory Escande; Aix-en-Provence’ta ve Marsilya’da Sanat eğitimi aldı. Lisans eğitimini Görsel Sanatlar, Fransız Edebiyatı ve Dilbilim üzerine tamamladı. Üniversiteden beri fotoğrafçılıkla ilgilenen Escande, karanlık odada uzun zaman geçirdikten sonra dijital kamera kullanmaya başladı. Çalışmalarını Maputo, Mozambik’te sürdürüyor.

DEVAMI

OPPO_Kitapçık---sefa-yamak

OPPO MOBİL FOTOĞRAFÇILIK SERGİSİ

ALT – Yapı Kredi bomontiada,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Fotoğrafa atfedilen “anı yakalama” misyonu, mobil fotoğrafçılıkla birlikte yeni bir anlam kazanıyor. OPPO Mobil Fotoğrafçılık Sergisi, tanınmış isimlerin OPPO telefonlarıyla yakaladığı anları #HayatımBenimKoleksiyonum sloganıyla bir araya getiriyor. Zaman ve mekân arasında bir köprü oluşturan dijital kareler, onları çekenlerin anısı olmaktan çıkıp kendilerini anlatan birer hikâyeye dönüşüyor.

DEVAMI

İCRA VE MÜZAKERE

Galeri – Yapı Kredi bomontiada,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 19.00

Ali Taptık küratörlüğündeki İcra ve Müzakere, Türkiye’de son yıllarda, fotoğrafın belgeleyici örneklerinden farklı bir yönde üretilen işleri bir araya getiriyor. Fotoğrafı diyalog kurmak ya da sahne oluşturmak için kullanan sanatçıların oyunbaz tutumları, fotoğrafın temsilin ötesinde bir iletişim aracı olarak potansiyeline ışık tutuyor.

DEVAMI

ELLEN KOOI

Yapı Kredi bomontiada 4. Kat,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Kariyerine tiyatro ve performans fotoğrafçısı olarak başlayan Ellen Kooi’nin (d.1962, Hollanda) oyunbaz yaklaşımının izlerini geçmişinde aramak yanlış olmaz. Kooi, modellerde aradığı duygusal yoğunluk seviyesine ulaşmak ve en iyi pozları bulmak için zamanının çoğunu onlarla geçiriyor. Groningen’deki Art Academy ABK Minerva’da sanat eğitimini tamamladıktan sonra Amsterdam’da Rijksakademie’de doktora yaptı. 90’lı yıllarda sergilere katılmaya başlayan Kooi, kariyerindeki esas ivmeyi 2000’lerde yakaladı. Madrid’deki La Casa Encendida, Amsterdam’daki Torch Gallery, Paris Galerie Les Filles du Calvaire, San Francisco’da Catharine Clark Gallery, New York PPOW Gallery ve Borusan Contemporary fotoğrafçının çalışmalarının sergilendiği adreslerden yalnızca birkaçı.

Ellen Kooi, Ahşap Tekerlerler-Balonlar, 1997

MICHAL CHELBIN

Yapı Kredi bomontiada 4. Kat,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Çocuk ve ergen portreleriyle tanınan İsrailli sanatçı Michal Chelbin’in fotoğrafları, kendi ifadesiyle “tuhaf ve sıradan olanın arasındaki alanda var olmaya” çalışıyor. Rusya ve Ukrayna’daki cezaevlerinden yatılı askeri okullara, sirklere uzanan mekânlar ve içindeki öznelerle birlikte çocukluğu hem yaşanılan hem de geride bırakılan bir oyun alanı, çelişkilerle dolu bir geçiş süreci olarak ele alıyor. Dünya çapında çok sayıda solo ve karma sergiye katılan Chelbin’in eserleri, New York Metropolitan Müzesi, LACMA, Getty Center LA, Jewish Museum New York, Cleveland Museum of Art, Tel Aviv Museum, Sir Elton John koleksiyonu, SF Moma ve daha pek çok koleksiyonda yer alıyor.

Michal Chelbin, Alvaro, Christian ve Francisco, İspanya, 2018

CLEMENS ASCHER

Yapı Kredi bomontiada 4. Kat,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Avusturyalı fotoğrafçı Clemens Ascher, güçlü ve farklı stiliyle çağdaş fotoğraf sanatında özgün bir yer ediniyor. Arzu üretimine dayalı toplumsal denetim, doğaya yabancılaşma ve diğer çağdaş gerçeklikler Clemens Ascher’in baştan çıkarıcı gerçeküstü fotoğrafçılığının üst yapısını oluşturuyor. Ascher, altı fotoğraflık bir seri olan Modernist Bir Öğle Arası’nda, objektifini ayaküstü öğle yemeğini yiyen iş insanlarına çeviriyor. Gerçeküstü figürlerle dolu soyut mekânsal kompozisyonlar yaratan Ascher, mazide kalan modernist gelecek tasavvuru ile çağdaş sosyolojik olgular arasındaki ilişkiyi keşfediyor. “Makbul görüşler ve üretilen arzuların oldukça sınırlı alanında kendini özgür hisseden insanların, tatmin olabilmek için sistemin içinde kalmaları gerekiyor” diyor Ascher. Diğer işlerinde olduğu gibi, fotoğrafçı bu seride de renklerin ve kendisini tekrar eden bir anlatımın sübliminal etkisini araştırıyor.

Clemens Ascher, Modernist Bir Yemek Molası #3

OUKA LEELE

Yapı Kredi bomontiada 4. Kat,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Fotoğraflarıyla 80’lere damgasını vuran İspanyol karşı kültür hareketi La Movida’nın en önemli temsilcilerinden Ouka Leele’nin oyuncu, cüretkâr ve şaşırtıcı eserleri, izleyiciye karnavalesk portreler ve sahneler sunuyor. Kendi kendini yetiştiren İspanyol sanatçı, yazıdan şiire, fotoğraftan illüstrasyona sanatın pek çok dalında eserler veriyor. Eserlerinde, adeta öncellerinden Warhol’un sarısını, Kusama’nın renklerini ve Hockney’nin etkileyici sahnelerini bir araya getiriyor. Ouka Leele’nin dünyasında fotoğraf, alışılagelmiş gerçeği kopyalama/yeniden üretme misyonundan uzaklaşıyor, resme baz olacak bir eskiz rolü üstleniyor. Çektiği siyah beyaz fotoğrafları, 20. yüzyılın başında sürrealistlerin yaptığı gibi elinde –çoğu zaman suluboyayla— satüre ve çarpıcı renklerle beziyor.

Ouka Leele, Öpücük, 1980

JULIA HETTA

Yapı Kredi bomontiada 4. Kat,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Fotoğrafla uzun soluklu ve tutkulu bir geçmişe sahip olan İsveçli Julia Hetta, fotoğrafçılıkla aile evindeki karanlık oda sayesinde çok erken yaşta tanıştı. Amsterdam’daki meşhur Gerrit Rietveld Sanat Akademisi’nden mezun oldu. Stockholm’de bir fotoğraf arşivinde çalıştığı birkaç yıl boyunca kendini güzel sanatlardan foto muhabirliğine kadar çeşitli alanlarda geliştirdi. Fotoğrafları pek çok sergide yer alan ve uluslararası mecralarda yayınlanan Hetta’nın, klasik resimle ilişkilendirilen eserleri romantizm ve sükunet dolu alternatif bir dünyaya kapı aralıyor. Neredeyse tamamen doğal ışık ve uzun pozlama tekniğiyle çalışan Hetta’nın öznelerinde dinginlik ve güç hissi vücut buluyor. Hetta’nın moda fotoğraflarındaki zamansız cazibe; ışık, renk ve dokunun mükemmel birlikteliğinin sonucu.

Julia Hetta, Japonya 02, 2018

KENDİNE HAS SERGİ

Yapı Kredi bomontiada 4. Kat,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Artemis Günebakanlı’nın uzun yıllardır tanık olduğu konserlerden unutulmaz performans kareleri; Leo Xandre’nin g.zünden yerli sahneden isimlerin samimi anları ve günümüze ilham veren kült isimlerin Emre Doğru imzalı portreleri Kendine Has Sergi’de.

Yerli ve yabancı sahnenin nevi şahsına münhasır isimlerinden kareleri ağırlayan Kendine Has Sergi, 8-18 Ekim tarihleri arasında Yapı Kredi bomontiada 4. kat ve Bağdat Caddesi Zeplin Pub’da.

Leo Xandre

MÁRIA ŠVARBOVÁ

ALT – White Room – Yapı Kredi bomontiada,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Geleneksel portre yaklaşımına kendine özgü tarzıyla meydan okuyan Mária Švarbová, postmodern vizyona sahip işleriyle sık sık sosyal medyada ses getiriyor. Forbes’in ‘30 Yaş Altı 30 Yetenek’ listesinde ve Hasselblad Master ödülüne sahip. 2014 baharında başladığı, alışık olduğu portre fotoğraflarından çok daha farklı bir tarza sahip Swimming Pool başlıklı serisi Švarbová’yı sanatında farklı bir noktaya taşıdı. Duygusuz ifadelerin, minimalist fonların, retro bir hissin ve fonksiyonel geometrik çizgilerin hükmettiği serideki eserler; insan, çevre ve renkler arasındaki estetik uyumu yansıtıyor.

Mária Švarbová, 7, Ufuk 2020

GRÉGORY ESCANDE

ALT –  Yapı Kredi bomontiada,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Sevilla, İspanya doğumlu Grégory Escande, fotoğrafa üniversite yıllarında merak saldı. Fotoğrafa analogla başlayan Escande, karanlık odada uzun zaman geçirdi. Madrid, Vigo (Galicia) ve Provence’da (Güney Fransa) yaşadı. Fondation Blachère (Apt), Aix-en-Provence ve Spazio Italia ile AISM’de grup sergilerinde yer aldı. Görsel Sanatlar okurken Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünde çift anadal programını tamamlayan Escande, eğitim üzerine master yaptı. İspanya, Japonya ve Zimbabwe’de çalıştı.

Grégory Escande

OPPO MOBİL FOTOĞRAFÇILIK SERGİSİ

ALT – Yapı Kredi bomontiada,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Fotoğrafa atfedilen “anı yakalama” misyonu, mobil fotoğrafçılıkla birlikte yeni bir anlam kazanıyor. OPPO Mobil Fotoğraf Sergisi, tanınmış isimlerin OPPO telefonlarıyla yakaladığı anları #HayatımBenimKoleksiyonum sloganıyla bir araya getiriyor. Zaman ve mekân arasında bir köprü oluşturan dijital kareler, onları çekenlerin anısı olmaktan çıkıp kendilerini anlatan birer hikâyeye dönüşüyor. Didem Soydan’ın siyah beyaz İstanbul kareleri, şehir ve insanlar arasındaki güçlü bağı vurguluyor. Gezgin Kerimcan Akduman’ın Japonya’dan Brezilya’ya uzanan seyahatlerinde çektiği fotoğraflar, birer seyir günlüğü mahiyeti taşıyor. Koray Özpalamutçu’nun kareleri, mobil cihazların profesyonel fotoğraf makinelerine meydan okuyuşu niteliğinde. Murat Dağaslan’ın adeta ışık ve renk dersi veren fotoğrafları anların sadece kendilerini değil, ruh hallerini de yakalıyor. İstanbul’un en bilindik karelerini sil baştan kurgulayan Sefa Yamak, fotoğrafta ihtimallerin sonsuzluğunu ilan ediyor. Umut Eker ise spontan anların durağan ve dinamik hallerinde deneyselliğin hakkını veriyor.

Sefa Yamak

İCRA VE MÜZAKERE

Galeri – Yapı Kredi bomontiada,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 19.00

Ali Taptık küratörlüğündeki İcra ve Müzakere, Türkiye’de son yıllarda, fotoğrafın belgeleyici örneklerinden farklı bir yönde üretilen işleri bir araya getiriyor.

Zeynep Kayan’ın yapı malzemeleri ve kendi bedeni ile oluşturduğu yarı-soyut fotografik kompozisyonlar, Özlem Şimşek’in yüzyıl ötesinden resimlerdeki modern kadın imgesini araştırmak için girdiği kılık değiştirme pratiği, Sıla Yalazan Tarlabaşı’ndaki stüdyosundan çıkıp komşu çocuklarla beraber yeni anlatıların peşine düşmesi ve fotoğrafın öznesi ve fotoğrafçı arasında bir müzakerenin konusu olan Sergen Şehitoğlu’nun webcam ile çektiği portreler. Fotoğrafı diyalog kurmak ya da sahne oluşturmak için kullanan sanatçıların oyunbaz tutumları, fotoğrafın temsilin ötesinde bir iletişim aracı olarak potansiyeline ışık tutuyor.

Özlem Şimşek, Hale Asaf Olarak Otoportre (Hale Asaf’dan sonra), 2011

HOWARD GREENBERG ARŞİVİ

Akaretler / Sıraevler No: 25/27
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Halen New York’ta faaliyet gösteren Howard Greenberg Gallery, 20. yüzyıla ait ikonik fotoğrafların baskılarını bulmak için en iyi adres. Howard Greenberg’in kişisel fotoğraf arşivinden Arşivden Tarihe başlıklı seçkide Edward Steichen, Edward Weston, Walker Evans gibi fotoğraf alanını genişleten sanatçılara; ünlü Beat şair Allen Ginsberg ve arşivinin keşfi ile meşhur olan gizemli dadı Vivian Maier’in işleri eşlik ediyor. Arşiv seçkisinin küratörlüğünü Madrid’de bulunan diChromA photography’nin direktörü Anne Morin üstleniyor.

DEVAMI

BORUSAN ÇAĞDAŞ SANAT KOLEKSİYONU

Akaretler / Sıraevler No: 25/27
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

1990’lı yıllarda ilk adımları atılmış olan Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu fotoğraf alanında çoğunlukla mimari ve peyzaja odaklanan anıtsal ve büyük format işleri barındırıyor. Sahip olduğu koleksiyonu yerli ve yabancı sanatçılara verdiği siparişlerle genişleten Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu, Düsseldorf Okulu temsilcilerinden Axel Hütte ve Thomas Ruff’un yanı sıra Ola Kolehmainen ile mimari ve peyzaj fotoğrafçılığı konusunda projeler geliştirdi ve sergiledi. İhtişam ve Mesafe başlıklı seçkide, yapılı çevre ve doğadan biçimlerinin anıtsallaşması ele alınıyor.

DEVAMI

HOWARD GREENBERG ARŞİVİ

Akaretler / Sıraevler No: 25/27
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

Kariyerine foto muhabir olarak başlayan Howard Greenberg, dünyanın önde gelen fotoğraf galericilerinden ve koleksiyonerlerinden biri. 1977’de, Woodstock’ta kâr amacı gütmeyen bir galeri ve eğitim kurumu olan ve çalışmalarına hâlâ devam eden Center for Photography’yi, 1981’de Photofind Gallery’yi kurdu. O zamanlar galerilerde fotoğraf basmak veya satın almak sıra dışı bir durumdu. Greenberg, foto muhabirliği sevenlerin baskılara, dergilere veya ikonik Avrupalı ve Amerikalı fotoğrafçıların çalışmalarına ve sokak fotoğraflarına ulaşabildikleri, fotoğrafa adanmış alanlar yarattı. Halen New York’ta faaliyet gösteren Howard Greenberg Gallery, 20. yüzyıla ait ikonik fotoğrafların baskılarını bulmak için en iyi adres.

Greenberg’in kişisel fotoğraf arşivi dört büyük müze sergisinde yer buldu: Musée de l’Elysée, Lozan, 2012; Fondation Henri Cartier-Bresson, Paris, 2013; Macar Fotoğraf Evi, Mai Manó Evi, Budapeşte, Macaristan, 2013-14, Jewish Historical Museum, Amsterdam, 2014. 2018’de Boston Güzel Sanatlar Müzesi, Howard Greenberg Arşivi’ni satın aldı. Steidl, 2012’de arşivle ilgili bir yayına imza attı.

Arşivden Tarihe başlıklı seçkide Edward Steichen, Edward Weston, Walker Evans gibi fotoğraf alanını genişleten sanatçılara; ünlü Beat şair Allen Ginsberg ve arşivinin keşfi ile meşhur olan gizemli dadı Vivian Maier’in işleri eşlik ediyor. Arşiv seçkisinin küratörlüğünü Madrid’de bulunan diChromA photography’nin direktörü Anne Morin üstleniyor.

Undated
©Estate of Vivian Maier, Courtesy of Maloof Collection and Howard Greenberg Gallery, NY

BORUSAN ÇAĞDAŞ SANAT KOLEKSİYONU

Akaretler / Sıraevler No: 25/27
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 20:00

1990’lı yıllarda ilk adımları atılmış olan Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu fotoğraf alanında çoğunlukla mimari ve peyzaja odaklanan anıtsal ve büyük format işleri barındırıyor.

Sahip olduğu koleksiyonu yerli ve yabancı sanatçılara verdiği siparişlerle genişleten Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu, Düsseldorf Okulu temsilcilerinden Axel Hütte ve Thomas Ruff’un yanı sıra Ola Kolehmainen ile mimari ve peyzaj fotoğrafçılığı konusunda projeler geliştirdi ve sergiledi.

Bunlara ek olarak Olaf Otto Becker’in Kuzey Kutbundaki buzullardaki çalışmaları, Edward Burtnsky’nin Manufactured Landscapes filminde çekerken görüldüğü Step-well #2 (2010) gibi işlerin de yer aldığı koleksiyon, farklı sergiler kapsamında BorusanContemporary’de sunuluyor. Burada sergilenen İhtişam ve Mesafe başlıklı seçkide, yapılı çevre ve doğadan biçimlerinin anıtsallaşması ele alınıyor.

Reinhard Görner
Salle Labrouste Iii, Library, Paris/ Salle Labrouste Iii, Kütüphane, Paris, 2018.

AES+F
KUTSAL ALEGORİ

Zülfaris Karaköy,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 19:00

Rus kolektif, işlerini çağdaş küresel kültürün değerlerini, günahlarını ve çatışmalarını keşfettikleri bir tür “sosyal psikanaliz” olarak tanımlıyor. Bugüne dek performans, video, enstalasyon, animasyon, resim, çizim ve heykel alanlarındaki eserleri dünyanın önemli çağdaş koleksiyonlarında yer alan AES+F, 1987’de AES adıyla kuruldu.

DEVAMI

EMRE DÖRTER & MUSTAFA ERKATIRCI
BÜYÜK BOŞLUK

Zülfaris Karaköy,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 19:00

COVID-19 pandemisi milyonlarca İstanbulluyu evlerine kapattı. Otoyollardan havalimanına, Boğaz’dan İstiklal Caddesi’ne varana dek şehrin “normal” zamanda insan ve araç kalabalığına teslim olan her noktası tekinsiz bir ıssızlığa büründü. Bu sıra dışı dönemde Emre Dörter ve Mustafa Erkatırcı tarafından drone’la çekilen arşiv görüntüleriyle hazırlanan Great Emptiness İstanbul’un “büyük boşluğu”nu gözler önüne seriyor.

DEVAMI

AES+F
KUTSAL ALEGORİ

Zülfaris Karaköy,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 19:00

Rus kolektif, işlerini çağdaş küresel kültürün değerlerini, günahlarını ve çatışmalarını keşfettikleri bir tür “sosyal psikanaliz” olarak tanımlıyor. Bugüne dek performans, video, enstalasyon, animasyon, resim, çizim ve heykel alanlarındaki eserleri dünyanın önemli çağdaş koleksiyonlarında yer alan AES+F, 1987’de AES adıyla kuruldu. Rus sanatçılar Tatiana Arzamasova, Lev Evzovich ile Evgeny Svyatsky’ye 1995’te Vladimir Fridkes’in katılmasıyla AES+F adını aldı.

AES+F, 2007 yılında 52. Venedik Bienali’nin Rus Pavyonu’nda, Last Riot adlı video-enstalasyon ile dünya çapında ün kazandı. Üçleme olarak kurgulanan bu çalışmanın ilki olan Last Riot, AES+F’in estetik anlayışına yön verdi. Serinin ikinci videosu The Feast of Trimalchio, 2009’da Venedik’te, sonuncusu Allegoria Sacra ise 2011’de 4. Moskova Bienali’nde gösterildi. The Liminal Space Trilogy adıyla bir araya toplanan bu seri, ilk 2012’de Berlin’deki Martin-Gropius-Bau’da ve Moscow Manege’de sanatseverlerle buluştu.

The Liminal Space Trilogy üçlemesinin son video-enstalasyonu olan Allegoria Sacra, adını Giovanni Bellini’nin, bugün Uffizi Galerisi’nde sergilenen 1487 tarihli başyapıtından alıyor. AES+F’nin Allegoria Sacra’sında yolcular için henüz bir dünyadan diğerine seyahatin tamamlanmamış olmasını sembolize eden havaalanı, “erdemli günahkârların” ruhlarının kaderlerini beklediği arafın bir metaforuna dönüşüyor.

Allegoria Sacra, Jungle Elegy, 2012

EMRE DÖRTER & MUSTAFA ERKATIRCI
BÜYÜK BOŞLUK

Zülfaris Karaköy,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 19:00

İnsan varlığı görünmez olsa dahi mevcudiyeti yadsınamaz.

COVID-19 pandemisi milyonlarca İstanbulluyu evlerine kapattı. Otoyollardan havalimanına, Boğaz’dan İstiklal Caddesi’ne varana dek şehrin “normal” zamanda insan ve araç kalabalığına teslim olan her noktası tekinsiz bir ıssızlığa büründü. Bu sıra dışı dönemde Emre Dörter ve Mustafa Erkatırcı tarafından drone’la çekilen arşiv görüntüleriyle hazırlanan Great Emptiness İstanbul’un “büyük boşluğu”nu gözler önüne seriyor.

Havadan çekilen görüntüler, şehir koşullarını sorgulamak için tarafsız bir analitik araç görevi görebilir. Öte yandan, şehrin karantina döneminde verdiği his, Lautréamont’un sürrealist bir izlenimle muhteşem bir gerçekliği “deneyimlememizi” sağlayan şiirlerini anımsatıyor.

Mimari fotoğrafçısı ve videographer, İstanbul merkezli Studio Rino’nun kurucusu Emre Dörter’in çalışmaları uluslararası sergilerde yer aldı. Mustafa Erkatırcı, drone operatörü, hava fotoğrafçısı ve videographer. Serdar Ateşer, müzisyen, besteci ve ses tasarımcısı.

BEGÜM YAMANLAR
ADA

Şerefiye Sarnıcı,
8-18 Ekim
Her gün 9:00 – 19:00

Begüm Yamanlar’ın (d.1989) sanatçıları en çok etkilemiş konuların başında gelen “manzara”yı günümüz araçları ve kavrayışlarıyla çok katmanlı bir yapıda yeniden ele aldığı Ada’da zaman ve mekân fikirleri iç içe geçiyor.

DEVAMI

BEGÜM YAMANLAR
ADA

Şerefiye Sarnıcı,
8-18 Ekim
Her gün 9:00 – 19:00

Begüm Yamanlar’ın (d.1989) sanatçıları en çok etkilemiş türlerin başında gelen “manzara”yı günümüz ara.ları ve kavrayışlarıyla çok katmanlı bir yapıda yeniden ele aldığı Ada’da zaman ve mekân fikirleri iç içe geçiyor. Fotografik görüntülerden oluşan video insanoğlunun yerkürede bıraktığı izleri, bu toprak parçasındaki varoluşuyla erişebildiği bilgiyi zaman ve mekân tutarlığını kırarak anlamayı deniyor.

Yamanlar’ın çalışmaları, Istanbul Modern ve Luciano Benetton Collection gibi yerel ve uluslararası koleksiyonlarda yer buluyor.

BRUNO BARBEY
FAS VE ÇİN

Tekfur Sarayı Müzesi,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 18:00

* Fotoğrafevi’nin katkılarıyla

Bruno Barbey’in gözü elli yılı aşkın bir süredir dünyada ses getiriyor. Fotoğrafları pek çok uluslararası yayında yer alan Barbey (d.1941), otuzun üzerinde kitap yayınladı. 1960’ların başında İtalya’da yaşadı ve etkileyici bir seriye imza attı.

DEVAMI

METİN ÇAVUŞ
YÜCE VE YALNIZ

Tekfur Sarayı Müzesi,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 18:00

20 km’yi aşan uzunluklarıyla farklı semtlerde farklı işlevler kazanan İstanbul Surları, terk edilmiş yüce bir yalnızlığı ortaya koyuyor. İstanbul Surları’nı “dinamik şehrin hemen yanı başında, duvarlar ve kendiliğinden yetişmiş ağaç ve bitkilerle çevrili bir halde ölüm sessizliğinin yaşanabileceği tekinsiz yerler” olarak tanımlıyor Metin Çavuş.

DEVAMI

BRUNO BARBEY
FAS VE ÇİN

Tekfur Sarayı Müzesi,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 18:00

* Fotoğrafevi’nin katkılarıyla

Bruno Barbey’in gözü elli yılı aşkın bir süredir dünyada ses getiriyor. Fotoğrafları pek çok uluslararası yayında yer alan Barbey (d.1941), otuzun üzerinde kitap yayınladı. 1960’ların başında İtalya’da yaşadı ve etkileyici bir seriye imza attı. Nijerya, Vietnam, Orta Doğu, Bangladeş, Kuveyt, Kuzey İrlanda, Kuveyt ve Irak gibi bölgelerdeki savaş va çatışmaları görüntüledi. Yaşamının 12 yılını geçirdiği, doğduğu ülke Fas’ın sanatçıdaki yeri ise bambaşka. Barbey ülkesini 1970’ten 2000’e ziyaret etmeyi ve görüntülemeyi sürdürdü. Günümüzde Çin’de bir fotoğraf projesi üzerinde çalışıyor. 56 yıldır Magnum fotoğrafçısı unvanı taşıyan Barbey, aynı zamanda bir dönem Magnum Fotoğraf Ajansı’nın başkanlığını yürüttü.

Sergiye paralel olarak, Barbey’in eşi Caroline Thiénot-Barbey’in, sanatçının Çin ziyaretlerinde gerçekleştirdiği Kodachrome çalışmalarını hikâyeleyen China in Kodachrome (Kodachrome Çin, 26 dakika) ile Barbey’in Fas’ını keşfe çıkan Maroc Eternel (Ölümsüz Fas, 28 dakika) belgeselleri gösterimde.

METİN ÇAVUŞ
YÜCE VE YALNIZ

Tekfur Sarayı Müzesi,
8-18 Ekim
Her gün 10:00 – 18:00

20 km’yi aşan uzunluklarıyla farklı semtlerde farklı işlevler kazanan İstanbul Surları, terk edilmiş yüce bir yalnızlığı ortaya koyuyor. İstanbul Surları’nı “dinamik şehrin hemen yanı başında, duvarlar ve kendiliğinden yetişmiş ağaç ve bitkilerle çevrili bir halde ölüm sessizliğinin yaşanabileceği tekinsiz yerler” olarak tanımlıyor Metin Çavuş. Akademisyen sanatçının, 2017-18 yıllarında orta format bir analog fotoğraf makinesiyle çektiği siyah beyaz sur fotoğraflardan oluşan serisi Yüce ve Yalnız Özyeğin Üniversitesi Yayınları tarafından 2019 Sonbaharında kitap formatında yayınlandı.

Çavuş yaratıcı ekiplerin üyesi olarak uluslararası çağdaş sanatçılarla işbirliği yapıyor. Bu işbirliklerinden doğan eserler bugüne dek Tate Britain, SFMOMA ve Venedik Mimarlık Bienali gibi önde gelen sanat kurumlarında ve sergilerde kendine yer buldu.